GRUP İSLAMİ DİRENİŞ’TEN YENİ BİR ‘HAYKIR’IŞ

Paylaş

Selamun aleyküm. Öncelikle yüce Allah’tan albümünüzü hayırlara vesile kılmasını diliyor, sizleri tebrik ediyoruz.

  1. Albüm hakkında konuşmadan önce Grup İslami Direniş’in direniş serüveninden biraz bahsedebilir misiniz?

Aleyküm selam, Allah razı olsun. Grup İslami Direniş 1992 yılında çıkardıkları ilk ve tek albümle müziğe ara vermiş bir gruptu. Grubun üyeleri daha sonra Grup Kıvılcım ismi ile müziğe devam ettiler. Biz de 2010 yılında bir müzik grubu kurma kararı aldığımızda abilerin de izni ile bu grubu devraldık. 2015 yılında grup şu anki haline kavuştu. O zamandan beri de gerek sosyal medyada gerekse çeşitli organizasyonlarda müziğimizi yapıyoruz. Bu sene de geçmişten beri hayalini kurduğumuz albümümüzü çıkardık.

 

  1. Her albümün onu ortaya çıkaran bir süreci vardır. “Haykır” adlı albümünüzün ortaya çıkış süreci nasıl oldu? Bununla birlikte albümün içeriğinden biraz bahseder misiniz?

“Haykır” albümü yukarıda bahsettiğim kuruluş sürecinden bu yana bir hayaldi ve o zamandan bu yana maddi manevi olarak hep buna hazırlandık. Biz müzik yapmadan önce iyi birer marş ve ezgi dinleyicisiyiz. Geçmişte ve halen biz hep marşlarla heyecanlandık. Sevincimizi, hüznümüzü, öfkemizi ve nice duygularımızı bu marşları haykırarak yaşadık. Bu gün mücadelenin, direnişin ve beraberinde bunu anlatan duyguların yok olduğunu görüyoruz. Biz de bu albüm vesilesi ile tüm duygularımızı eserlerimizde anlatmaya çalıştık. Bir meşale yakmak istiyoruz. Direniş marşları nesillerden nesillere miras olarak aktarılsın ve katlanarak bir marş ve ezgi kültürü oluşsun istiyoruz.

Albümümüz 10 eserden oluşuyor. İçinde birbirinden farklı tarzlar var. Bunların sebebi: hepsi birbirinden farklı ama bağlı duygularımızı ifade ediyor. Farklı bir şeyler yapmak için değil de daha ziyade biz bu farklı şeyleri sevdiğimiz için bu tarz eserler ortaya çıktı. Albümün ismini taşıdığı haykır, içinde rap bir bölüm içeriyor. Biz bu müziği zaten takipteydik ve bir şekilde dinleyicisiydik. Albüm yapmaya niyet ettiğimizden beri de hep aklımızda böyle birşey yapmak vardı. Çocuğum diye bir eserimiz var, o eseri biraz daha ala turka tasavvuf musikisinden de tınılar taşıyan bir formatta yaptık. Kaçış eserimiz daha soft daha dingin bir tınıya sahip. 2 tane eski albümden klasikleşmiş esere yer verdik. Diğer eserlerimiz de keza marş formatında ve daha nice tınılara sahip. Bunlarda aranjörümüz Fatih Ihlamur ağabeyin etkisi çok büyük. Hepsi direnişi anlatıyor, hepsi bir yere dayanıyor. Umuyoruz ki Rabbim hakkımıza hayırlısını nasip eder.

 

  1. Albümü incelediğimizde söz ve müziğiyle yeni eserlerin çoğunlukta olduğunu görüyoruz. Bu İslami camiada özlemini çektiğimiz heyecanlandırıcı bir durum oldu. Albümde yeni eserlere daha fazla yer verilmesi bir tercih miydi? Sizce bu tür çalışmalar hangi durumda ve yeni çabalar var mı?

Evet, bu bir tercih. Albümün tamamının kendi çalışmamız ve çabamız olmasını istedik. Sadece bir eser yakın arkadaşımıza ait. O da bizden diyebileceğimiz kadar yakın bir dostumuz. Gerçekten gönül vererek, dert edinerek, herhangi bir eser değil, iyi bir eser dinleyicinin yüreğine dokunan bir eser olması için elimizden geleni yapmaya çalıştık. Böylece yapılan benzer çalışmalardan ayrılacağına inandık. Şuanda bu tarzda yeni çalışmalar yapan arkadaşlar var hatta bize yazan, akor isteyen kardeşlerimiz oluyor. Ancak mevcut yapılmış yeni çalışmalar maalesef çok az ve azaldı. Daha kat etmemiz gereken çok yol olduğuna inanıyoruz.

 

  1. İcra ettiğiniz müzik tarzına karşı reaksiyonları nasıl değerlendiriyorsunuz? İlişkide olduğunuz ve seslendiğiniz insanların bulunduğunuz konum itibariyle sanatınıza etkisi oluyor mu?

Tabii bu müziğin belli bir dinleyici kitlesi var. Biz bu kitlenin ilgisini yaptığımız çalışmalarla çektiğimizi düşünüyoruz. Biz bulunduğumuz toplumda da bir mücadelenin içindeyiz ve esas görevimizin dava adamı olmak olduğunu düşünüyoruz. Bu mücadele içinde hayatı nasıl okuyorsak ezgilerimizde de onu anlatıyoruz. Ekinler ifsat edilirken, pınarlar kururken, emekler sömürülüp çalınırken ve tertemiz canlar yitip giderken bizim de buna sessiz kalmamız mümkün değil. Biz de tüm bunları eserlerimizde anlatıyoruz. Bununla beraber bu duyguları paylaşan herkes burada kendinden bir şeyler buluyor.

Biz hiçbir zaman “İnsanlar neyi daha çok dinlerler?”den yola çıkarak bir eser ortaya çıkarmadık. Biz, yüreğimizden geçenleri, bizi anlatabilecek şeyleri yazmaya gayret ediyoruz. Yaptığımız işlerde yalnızca Allah’ın rızasını aramaya gayret ediyoruz. Sonuç olarak her şeyin sahibi olan Allah, nasip ederse bir takdir ortaya çıkıyor. Bizi müminlerle kardeş kılan Allah, kalplerimizi diğer kardeşlerimizle bir kılıyor. Aynı yüreği, aynı derdi tasayı taşıyan herkes burada kendinden bir şeyler buluyor ve tüm bunların sonucunda sağ olsunlar bir teveccühte bulunuyorlar. Bizi kardeş kılan Allah’a hamdolsun.

  1. İnsanlar albümü nasıl karşıladı? Haykır adlı albümünüzün küresel salgın ve karantina dönemine denk gelmesi albümün yayılımı açısından olumsuz bir etki oluşturdu mu?

Hamdolsun albümümüz genel olarak güzel karşılandı, beğenildi. Her parça için ayrı ayrı güzel yorumlar aldık. Haykır albümü farklı tarzda parçaları bir arada barındırıyor. Bu parçaları yaparken biz çok beğenerek yapmıştık, dinleyicilerimizde de aynı etkiyi uyandırması açıkçası bizi çok sevindirdi. Tabi olumlu eleştirilerin yanında olumsuz eleştiriler de gelmiyor değil. Biz bunları da ayaklarımızın yere daha sağlam basması için çok önemsiyoruz. Eksiklerimizin farkına varmış oluyoruz. Bu noktada bize olumlu, olumsuz eleştiride bulunan, her daim destek olan takipçilerimize de teşekkürlerimizi iletmiş olalım.

Virüs süreci ise hem albüm sürecimizi hem de tanıtımımızı biraz etkiledi tabi. CD basım ve bandrol gibi resmi işlemler virüs sebebiyle aksayınca Haykır albümünü mecburen ilk etapta yalnızca dijital ortamda yayınladık. Şuan CD’lerimiz elimize ulaştı ve dağıtımına başladık.

Virüs sebebiyle kültür etkinliklerinin iptal edilmesi de çok istediğimiz albüm tanıtım gününü yapamamamıza sebep oldu. Güzel bir gece tertip etmeyi istiyorduk ama hayırlısı böyleymiş. İlerleyen süreçte bu isteğimizi gerçekleştirebiliriz inşallah. Tüm bunlara rağmen şükürler olsun ki hem dijital ortamdaki dinlenmelerde hem de CD satışında güzel ilerliyoruz. İnşallah böyle ilerlemeye devam eder.

 

  1. Grup İslami Direniş’in çalışmaları Haykır adlı albüm ile birlikte ivme kazanacak mı? Önünüzdeki süreçte neler planlıyorsunuz?

Biz bu yola çıkarken birçok hedef, amaç uğrunda yola çıkmıştık. Bunun en büyüğü tabi ki Rabbimizin rızasını kazanabilmekti. Bu amacımızı gerçekleştirebilmek ve ömrümüzü bu yolun yolcusu olarak tamamlamak nasip olur inşallah. Onun dışında grup olarak sosyal medyaya büyük önem veriyoruz. Kurulduğumuzdan beri genel olarak sosyal medyada çok aktif olduğumuzu düşünüyorum. Dijital dünyanın özellikle çocukları ve gençleri bu kadar sarıp sarmaladığı, içine çektiği günlerde onlara bir nefes olmayı umut ediyoruz. Buradaki amacımız bir alternatif oluşturmak değil. Müslümanlar olarak bizim müziğimizin, sanatımızın vb. bir alternatif değil başlı başına bir kültür olduğunu düşünüyoruz. Bu sebeple sosyal medyada varız ve hamdolsun güzel bir şekilde ilerliyoruz. Bundan sonraki süreçte de yeni eserler, albümler ortaya koymak, yeni içeriklerle sosyal medyada devam etmek istiyoruz. Bir yandan da müzik/enstrüman olarak kendimizi geliştirmek için çabalıyoruz.

 


Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir