Enemy of the State / Devlet Düşmanı

Paylaş

Yönetmen koltuğunda Tony Scott başrolde ise Will Smith, Gene Hackman ve Jon Voight’ in yer aldığı orijinal adı Enemy Of The State (Devlet Düşmanı), 1998 ABD (Hollywood) yapımı, 130 dakikalık politik bir aksiyon filmidir. Film Amerika’da hükümetin insanları izleme yetkisini genişletecek bir yasa tasarısının meclise sunulmasıyla politikacılar arasında yaşanan çıkar çatışmalarını ve devlet için tehlike oluşturan bir bilgiye sahip olursanız devletin sizi nasıl yok edeceğini anlatıyor. Filmde devletin hedefe koyduğu bir kişinin nasıl izleneceğinin ve dinleneceğinin tüm yolları anlatılmış.

Filmin konusu kısaca şöyle: Amerika’da “Ulusal Güvenliği Sağlama” adı altında hükümete vatandaşlarını dinleme ve izleme yetkisi veren yasa meclisten geçirilmek istenmektedir. Meclise sunulan karara karşı çıkan belediye başkanı, Ulusal Güvenlik Ajansı(NSA) içindeki derin yapılanma tarafından suikasta uğrar. Başkana yapılan suikast bir doğa araştırmacısının kamerasına yakalanır. Suikast kasetinin tesadüfen Robert Dean’ın (Will Smith) eline geçtiğini öğrenen istihbarat yetkilileri kısa sürede Robert Dean’ın peşine düşer. Farkında olmadan tehlikeli bir devlet meselesine bulaşan Robert Dean, eski NSA çalışanı ve iletişim analizi uzmanı Edward Brill’in(Gene Hackman) yardımıyla kumpastan kurtulmaya çalışır. Sıradan bir aile babası ve avukat olan Robert Dean, bir sabah uyandığında tüm gazetelerde adını görmesiyle NSA ajanlarından kaçmaya başlar.

Devlet, gerçeğin gücünü kırmak için gerçeği bilen kişileri her türlü karalama kampanyasıyla itibarsızlaştırmaya çalışır. Filmde cinayeti gerçekleştiren Ulusal Güvenlik yetkilileri, Robert Dean’ın elindeki kaseti ifşa etmesine karşı bir dizi önlem alıyor. Derin devlet sahip olduğu medya gücüyle ilk aşamada Robert Dean hakkında kara para aklama suçlamasıyla yalan haberler yayıyor. İkinci aşamada özel hayatı ortaya dökülen Robert Dean, üçüncü aşamada cinayetle suçlanmasıyla halkın karşısında güvenilirliğini kaybediyor.

İletişim araçları, devletlerin savaşı idare etmesine ve kamuoyuna egemen olmasına yardım eden en önemli unsurlardır. Filmde görüyoruz ki devlet bütün telekomünikasyon sistemlerinin kontrolünü elinde tutuyor. Hükümetler banka hesaplarından, e-maillerden, bilgisayardaki dosyalardan, WhatsApp ve telefon konuşmalarına kadar her şeye ulaşabilme imkânına sahip. Filmde Amerika’nın insanların özel hayatına ilişkin mahremiyetini, hiçbir engelle karşılaşmadan nasıl ihlal ettiğini görüyoruz. Filmin bir sahnesinde; “Özel hayat 30 yıl önce bitti.” deniliyor.

Filmde gördüğümüz izleme ve dinleme teknolojisi bugünkü şartlara göre bile izleyene ilginç geliyor. Filmde Amerika’nın yaklaşık 18 yıl önceki tüm izleme ve dinleme yöntemleri açık açık anlatılmış. Mesela şu replik önemli: “Eskiden telefonları dinlemek için kullanılan vericilerin hiçbir önemi kalmadı. Artık uydular sayesinde bütün konuşmalar havada yakalanabiliyor”. Film diyor ki teknoloji geliştikçe savaşın araçları silahlardan çok uydular ve uydudan yönlendirilebilen araçlar oluyor. Filmi izlerken artık savaşların en önemli mekânının “dijital alanlar” olduğunu görüyoruz. Amerika ve diğer küresel güçler tüm iletişim ağlarını izlemek ve siber istihbarat sağlamak için “ECHELON” gibi sistemlere çok büyük bütçeler ayırıyor.

Filmin aslında vermek istediği en önemli mesaj şu: Amerika’nın her şeyden haberi var, tüm dünyayı dinliyoruz ve izliyoruz. Filmde uydudan gelen görüntülerle insanların kıskaç altına alındığı sahneler göze çarpıyor. Amerika kendi güvenliğini, kendi hegemonyasını tehdit eden her yerde casus uyduları sayesinde diğer ülkelerin egemenlik hakkını ihlal edebiliyor. Sınır içi ve sınır dışı operasyonlarını, bu casus uyduların yardımıyla oturduğu koltuktan yönetiyor. Filmde de söylendiği gibi “Teknoloji ilerledikçe onların işi kolaylaşıyor.”

Film, birçok ülkede polis akademilerinde ders olarak izlettirilmektedir. Ayrıca filmin yönetmeninden biraz bahsetmek gerek. Tony ve Ridley Scott kardeşler CIA, FBI, NSA ve Amerikan derin devletinin iç ve dış operasyonlarını konu edinen filmleriyle meşhur. Bunlardan birkaçı: Yalanlar Üstüne (Body of Lies), Kara Şahin Düştü (Black Hawk Down), Deja Vu, Spy Game(Casus Oyunu)

 

 

 


Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir