Bıçak İntifadası

Paylaş

Bilir misiniz Alemdar’ın çocuklarını?
Ellerinde kelebekler, sallayarak geliyorlar.
Onlar da duymuşlar bıçaklı eylemleri.
“Bizden iyi bıçak sallayan mı olur abi” dedi.
“Olur” dedim. Oturduk.
‘Şehid Mühenned’i anlattım.
İçini çekti. Bir sigara yaktı, içine çekti.
“Bu eylem biçarelere ders olsun be abi” dedi
Ve “Süleyman Mabedi’nin imamlarına,
Batı’nın sahte ihtişamına şatafatla cevap verenlere”.
Neredesiniz, ey saray soytarıları!
Gelin buraya, dinleyin.
Bak, ne anlatıyor Şehid Mühenned:
“Korkaklıkta ar ilerlemekte şeref vardır.”
Duyun! İşte bütün bu vaveyla İsrail’in kökündeki dinamitin geri sayım sesleridir.

İntifada’nın bu ümmete öğrettiklerini âlimler öğretebilmiş midir acaba?
Mütevazı başları ve çıplak ayaklarının arasında taşıdıkları izzetli yürekler:
“Korku imparatorluğunu başlarına geçireceğiz.” diye naralar atıyorlar.
Yüreği büyük silahı küçük erler, silahı büyük yüreği küçük işgalcileri korkutuyor.
Artık çocuklar korkmuyor, kahpe askerler korkuyor Filistin’de.
Tabi ya, Filistin’de…
İsrail diye bir yer yok bizim lügatimizde!
“Mühenned Halebi” ödlerini kopardı işgalcilerin.
19 yaşında, eli bıçak tutan bir genç.
Yıllarca süren işgal, sefalet ve tecavüze dayanamadı.
Çıkardı bıçağı: “Yeter ulan!” dedi.
Sapladı işgal güçlerinin böğrüne, sonra çıkardı bıçağı.
O sırada siyonist işgalciden silahı almak için yere eğildi.
Etrafında siyonist askerler vardı.
Korktular. Ellerinde taramalılarla kaçmaya başladırlar.
Bu sefer Allah’ın aslanı Şehid Mühenned adeta Hz. Hamza gibi döne döne sıkmaya başladı siyonist yerleşimcilere.
Sonuç: 5 siyonist nakavt, 2’si de cehenneme…
Nasıl da kaçıştı dünyanın en büyük 4. ordusunun askerleri.
Olay basında sansürlendi.
Sonra 3. İntifada başladı.
“Bıçak İntifadası”
Davut’un sapanı, bu sefer Filistin’in bıçağıydı.

İntifa’da çok hararetli.
Adeta aksiyon filmlerini aratmıyor seyircileri için.
Hani bir adamın bir sürü adamı patakladığı filmler var ya.
Kendimizi o adamın yerine koyuyoruz.
Onun hissettiklerini hissediyor;
Onunla taş atıyor,
Onunla bıçak sallıyoruz.
İlk defa bizimde güzel bir filmimiz var diyoruz.
Elimiz kolumuz bağlı, dua ediyoruz.
Derken bir patlama geliyor Hz. Ömer’in fethine mazhar olan Beyrut’tan.
Gözyaşlarını tutmak mümkün değil.
Görüş bulanıyor. Gündem kamaşıyor.
Derken bir patlama daha geliyor lanetli şehir Paris’ten.
Artık elimiz, kolumuz, gözümüz ve basiretimiz bağlı!
Taştan puta döndük! Buz kesildik!
Buna derler manipulation.
Yalnız, adamlar iyi film çeviriyor.


Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir